Avatar: The Last Airbender


Sevdiğim şeyleri (film olsun, anime olsun, dizi olsun vs) buraya yazma işi hoşuma gitti gerçekten. Bu sefer ne yazsam diye düşünürken birden Avatar'dan bahsedesim geldi çok fena.
Öncelikle nedir Avatar, henüz duymamış, izlemeyen, bilmeyen varsa diye kısaca açıklayayım. Avatar: The Last Airbender, Amerikanyalıların Japon animelerine verdiği cevaptır efenim. Avatar anime sayılır mı sayılmaz mı tartışmasına girmeyeceğim şimdi, zira gerçekten tartışılmaya (ve herhangi bir sonuç alamamaya) oldukça müsait bir konu. Direk olarak konuya gireceğim onun yerine...
Şimdi, bildiğiniz gibi doğada 4 adet temel element var. Su, Toprak, Ateş ve Hava. (HM: Sen! Arkadaki gözlüklü! Tahta dediğini duymadım sanma, çıkışta görüşücez seninle...) Her elementin kullanımında uzmanlaşmış Uluslar arası çıkan ve yaklaşık 100 yıldır devam eden savaşı konu alıyor serimiz. Ateş Ulusunun başlattığı bu savaş, diğer üç Ulus'a resmen kök söktürmektedir. Bu savaşı durdurması ve huzuru sağlaması gereken, 4 elementte de usta olan "Avatar" da 100 yıldır ortadan kayıptır. Artık bütün Uluslar Avatar'dan umudunu kesmiş hale gelmiş iken, Su Kabilesinden Sokka ve Katara'nın bir buz kütlesinin içine sıkışıp kalmış Avatar'ı bulmasıyla esas maceramız başlıyor. Güney Su Kabilesi'ndeki tek Su Bükücü olan Katara, 12 yaşında (teknik olarak 112 aslında. Zira malum, 100 yıldır kayıptı kendisi) olan Avatar Aang'e savaşı bitirmesi için yardım etmeye karar veriyor. Böylece üç silahşörler modunda (sonradan 4 oluyorlar tabi. Hatta 5 bile oldular aslında.) takılmaya başlayıp Kuzey Su Kabilesi'ydi, Toprak Krallığıydı, Ateş Ulusu'ydu diye dolaşıp dolaşıp Aang'in 4 element'i de mükemmel şekilde öğrenmesini sağlamaya çalışıyorlar. Konu kaba taslak bir şekilde böyle. (HM: İzlemesem "ne dandik şeymiş lan bu" derdim şimdi, o kadar kötü anlattın yani...)
Avatar'ın asıl güzel yanı nedir peki? Bir kere serinin kendi içerisinde tutarlı olması ve saçmalama yoluna gitmemesi müthiş birşey. Hani normalde bir film, dizi vs izlerken, hatta bir kitap okurken hep aklınıza birşey gelir de "Ya bunlar niye böyle yapmıyor ki? Salak mı bunlar?" dersiniz, ama karakterler hakikaten de durum apaçık ortada olduğu halde hala salağa yatarlar... Hah, Avatar da bu yok işte. Sizin aklınıza gelen çoğu zaman karakterlerin de aklına geliyor. Hatta çoğu zaman sizin aklınıza gelmeyenler de geliyor. Böylece en sevdiğim serilerde bile malesef ki gördüğüm (HM: Çekinme çekinme, söyle Bleach de saçmalıyor arada diye...) saçmalama olayının Avatar da neredeyse hiç olmaması benim gözümde çok büyük bir artı.
Aynı zamanda senaryonun işlenişi, dövüş koreografisi, mükemmel müzikler (HM: Hazır müzik kutusu ekledim blog'a, bir-iki Avatar müziği ekleyeyim oraya da bir ara) falan derken git gide daha çok içine çekiyor izleyeni Avatar. (HM: Book 3'teki Eclipse bölümü şimdiye kadar herhangi bir dizi/animede izlediğim en sağlam bölümlerden biriydi mesela. Sezon finali tadındaydı maşallah...) Hani bunların hiçbiri olmasa, sırf Sokka'nın şapşallığı, Toph'un ve Iroh'un kendisi için bile izlenir yani, o derece. Ama dediğim gibi bu saydıklarım ve daha fazlası tam kararında o kadar güzel yedirilmiş ki seriye, aynı bölüm içerisinde gülüyorsunuz da, heyecanlanıyorsunuz da, duygulanıyorsunuz da... Bunları yaşatırken hiç sıkmamak her serinin başarabildiği birşey değil malesef.
"Peki bu kadar saydın, övdün, süper de, nereden izleyeceğiz biz bunu?" diyenleriniz olabilir tabi, muhtemeldir... Onun için Stream olarak gayet güzel bir adres var efenim, biz herşeyi düşündük, hazırladık sizler için, merak etmeyin hiç... http://www.watchavatartv.com/ 'a giriyorsunuz, izlemek istediğiniz kitabı (HM: Avatar'da sezonlara kitap deniyor) ve bölümü seçip bir güzel izliyorsunuz... Hatta sonra buraya uğruyorsunuz, kritiğini yapıyoruz hep beraber, ateş bükmeye çalışıyoruz, başaramayınca suçu gariban bir kedinin (HM: Ece?) üzerine atıp kaçıyoruz falan...
Hala yeterli gazı alamadıysanız bir de Book 3'ün trailer'ının adresini vereyim, bir de ona bakın bari. Ona rağmen de ikna olmazsanız zaten bol budaklı meşe odunu hazırladım size, taze taze, sıcak sıcak yersiniz artık. Aha da Book 3 trailer;
Anime mi değil mi bilmiyorum ama birçok anime serisine taş çıkarttığı kesin diyerek bu yazıyı da burada sonlandırıyorum... Esen kalın, çakra yollarınız açık, çay bardaklarınız dolu olsun efenim... (HM: Çok Iroh'laşmış gördüm seni?!)
Hollow Monthius'un Dipçik Notu: Nickelodeon'u da kınıyorum buradan. Son bölüm yayınlanalı ne kadar oldu yahu, yayınlayın artık şu yeni bölümü, kızıyorum ama!!!
Posted on 2/27/2008 07:15:00 PM by Monthius and filed under | 11 Comments »

11 yorum:

Glowel dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 01:19

Ateşi bükemedin bana atıyosun işte suçu :( Böhü

Onaga dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 05:12

Başından beri izlemediğin için hevesin taze tabii senin. Ben Avatar denince "geçip giden uu, zamanları uuu, bir yerlerde bulsam..." şeklinde Mirkelam'dan Hatıralar parçasını söylemeye başlıyorum.

Monthius dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 08:36

O değil de, 6 mayıs diyorlar be Onagacan, ne diyorsun? Ara vermesinler bu kadar uzun yahu. Zaten final 3-4 bölümlük olacakmış... O_o

Onaga dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 08:44

Avatar'ı beklemiyorum artık. Çıkarsa izlerim. İsterse 2009'da çıksın. Hatta beklesin biraz 2010'da filmi çıkacak diyorlar. Beraber çıksınlar. Hatta çıkışa gel lan Avatar!

Insane In The Brain...

Monthius dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 08:49

O değil de, esas bu 3. sezon bitince, Nick 3 sezon daha yapsınlar Avatar'ı diye baskı yapıyormuş çok. Aang'den sonraki Avatar'lardan birinin maceraları olabilirmiş sanırım. İlginç olur valla, cıvıtmadıkları sürece 1231 sezon dahi olsa izlerim. :P

Onaga dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 09:08

Yok benim Avatar hevesim kaçtı. Bitsin bu sezon.

judas dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 15:57

Valla ben 2. Kitap'ın ortasında biraz sıkıldığım için biraz da dvdlerin üzerine arkadaş çay döktüğü için bırakmıştım Avatar'ı. Ama bugünlerde canım çok çekti nedense. Coren bize Avatar oynatacaktı bir ara. O da yalan oldu. Su bükmek istiyorum ben. Olmadı rüzgar da bükebilirim. Nasıl bükülüyorsa artık.

Monthius dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 17:19

Oeh, Coren Avatar mı oynatacakmış? Döverim ben onu, bana niye söylemedi hiç?!

3. kitaba bayıldım ben yahu...

Onaga dedi ki... @ 28 Şubat 2008 Perşembe 19:59

Hım, Avatar settingi güzel olabilir ya. Ama ben Avatar olurum :D Bükerim hepinizi!

Zer0 dedi ki... @ 08 Mart 2008 Cumartesi 00:17

Avatar DVD'lerini nerden buldun bakiim sen ? :P

Avatar RP hoş olur hakkaten ya :D

Monthius dedi ki... @ 08 Mart 2008 Cumartesi 09:35

Sen önce Bleach RP'sini oynat da, Avatar RP'sini ondan sonra oynarız elbet. Onaga da DM olur zaten...