Hollow Monthius'la röportaj!!

Çağlayan bir başlattı, arkası çorap söküğü gibi geliyor. Kendine kendine röportajda 4. röportajı yazıyorum şu anda. Gerçi benimki biraz farklı, ben kendimle değil, Hollow Monthius'la röportaj yapacağım. Kendisi bu aralar yönetimi ele geçirmiş durumda zaten, neyle karşı karşıya olduğunuzu öğrenin en azından... Eğer önceki röportajları ıskaladıysanız sırasıyla Çağlayan'ın, Çikolatalıkedi'nin ve Onaga'nın bloglarını ziyaret edebilirsiniz. Ayrıyetten iğrenç ötesi, fotoşap özürlüsü resim için özür dilerim, Fireworks'e alışkınım ben, fotoşapla anca bu kadar oluyor... -_-' (Niye kastıysam bunu yapmaya, manyak mıyım neyim...)

Sorulara geçelim;

1- Merhabalar sayın Hollow Monthius, başkalarında görüp de imrendiğiniz özellikler var mı? Varsa nelerdir?

Olmaz mı Monthius'cum, olmaz mı? Mesela bencil olabilmeye imreniyorum çok. Etrafıma bakıyorum, bencil insanlarla çevrili... Lan? Bi' dakika, niye etrafımı sarıyorsunuz, açılın iki dakika... Hah, neyse, bencillik diyorduk. Evet, bencil olmak istiyorum ben. Böyle bir tek kendimi düşüneyim, kendi çıkarıma yarayan şeyi yapayım falan. Ama olmuyor bir türlü, ben kasıyorum insanlara yardım edeceğim diye, insanlar benim yaptıklarımı görmezden gelip bencillik yapmaya devam ediyor. Özeniyorum vallahi...

2- Kendinizi tanımlamak için bir meyve seçseniz?

Ornitorenk. Öhm, meyve değil mi o? Peki, armut o zaman. Pişip ağzıma düşmesini isterdim böyle. Neden? Çünkü tembelim. Evet, çok fena tembelim hemde. Birileri itekleyip yaptırmadıkça sürekli erteliyorum işlerimi. İstiyorum ki böyle kendiliğinden olsun, beni hiç yormasın, uğraştırmasın. Olmuyor tabi...

3- Sizde en çok anısı bulunan, dinledikçe iç çektiğiniz bir parça var mı?

Sürüsüyle. Anıyı manıyı boşver bu arada, ben anılardan kurtulmaya kasıyorum, sen gelmişsin bana anı diyorsun hala... Bu aralar dinledikçe iç çekmediğim ama haykırdığım bir şarkı var onu söylesem? Yada söylemeyeyim, sen bir alttaki blog yazısına bak, hatta şuralarda bir müzik kutusu olacak, onu aç, görürsün...

4- Pek agresif gördük sizi... Ehm, neyse. Favori kahramanlarınızın ortak bir özelliği var mı?

Drizzt'i bu kadar sevmemin nedeni ortak özelliklerimizin çok olması zaten. Drizzt'i kendime yakın görüyorum davranışları, prensipleri, düşünce tarzıyla. Ha, ben iki tane palayı rüzgar gibi döndüremiyorum tabi henüz, ama o da olacak bir gün inşallah.

5- FRP karakteri olsaydınız?

Chaotic Good - Drow Ranger desem dalar mısın bana buradan? Ama cidden, tamamen dürüstçe cevapladığım DND testinde bu sonuç çıktı, bende öeh dedim. Ha, Drow değil, elf çıkmıştı tabi ama olsun. Drow da bir elf değil midir sonuçta?

6- Bir tane filmden, bir tane de kitaptan olmak üzere farklı iki karakter seçiniz.

Anakin Skywalker ve Drizzt Do'Urden. Anakin'i neden seçtim? Hep sevmişimdir Anakin'in hikayesini. Karanlık Tarafa geçmeyi düşündüğümden falan değil yani yoksa. Onun da hikayesini az çok (Drizzt'inki kadar olmasa da) kendime yakın buluyorum. Drizzt'i tekrar açıklattırma bana, üstte yazdım işte zaten.

7- 7 ölümcül günahtan hangisiyle ıssız bir adaya düşmek isterdin?

Lust'la tabiki. Gayet taş bir ablamızdı FullMetal Alchemist'te. Öhm, FMA'daki Homunculus'larla alakası yok mu sorunun? Banane yahu, ben böyle cevaplamak istiyorum... Lust'la düşerdim evet. Yada bir dakika ya, adaya düşeceksem ve adada Kate varsa o da olur... Sawyer olmasın ama, kafa göz dalar, Bankai açarım, acımam!


8- Bir "iyi ki..." bir de "keşke..." alalım sizden.

İyi ki OyunGezer forumlarına gelmişim, Level forumlarında doğru düzgün kaynaşamadığım herkesle kaynaştım burada, mutlu oldum. Keşke beynim bilgisayar gibi olsa, istemediğim şeyleri silebilsem beynimden. Arada bir virüs girse sonra, işletim sistemini çökertse, format atsam falan... Öhm, olmadı bu. İlk cümleden sonrasını söylemedim farzedin.

9- En beğenmediğiniz özelliğiniz nedir?

Üşengeçliğim. Çok üşeniyorum çok... Mesela şu anda içeri gidip yemek yapmaya üşeniyorum. Ve sırf üşendiğim için bütün geceyi aç geçirebilirim. Hadi biriniz gaza getirin de gidip yemek yapayım ben bari ya...

10- Son olarak bir öneri verseniz?

Ornitorenkleri koruyun, korumayanları dövün. Onlar bizim Ornitorenklerimiz. Gitmesek de, görmesek de...


Bankai'mi Neoxolmis'e uzatıyorum efendim bende. Her ne kadar kendisi bu röportajın sadece ilk cümlesini okuyup, gerisini sıkılıp bırakacak olsa da... :P Umarım keyif almışsınızdır röportajdan, yapımda ve yayında emeği geçen tüm arkadaşlarıma, bu röportaj fikrini bulduğu için ve yaşamsal fonksiyonlarımı sürdürmek için beni sürekli gazlaması dolayısıyla Aslıcan'a, pençesini bana atan Onaga'ya teşekkürlerimi sunuyorum buradan...

Söz sende Neox! BANKAI!
Posted on 3/31/2008 09:01:00 PM by Monthius and filed under | 7 Comments »

7 yorum:

neoxolmis dedi ki... @ 31 Mart 2008 Pazartesi 21:14

Aaaa valla billa okudum sonuna kadar. Hatta git yemek yap sen aç kalma.

Onaga dedi ki... @ 31 Mart 2008 Pazartesi 21:39

Vay, bu röportaj olayı çok güzel oldu gerçekten. İnsan anlatmak istediklerini bir çırpıda dile getirebiliyor. İyi içini dökmüşsün. Kate konusunda: Avcunu yalarsın! Nıhahah :D

Monthius dedi ki... @ 31 Mart 2008 Pazartesi 21:40

Peki, Claire'a da razıyım ben... :/

Glowel dedi ki... @ 01 Nisan 2008 Salı 00:06

Ben sana Rukia vercektim ama sen Kate, Claire falan derken unutmuşsun anlaşılan...
Küstüm sana, evet Hollow Monthygo sana da!!!

Monthius dedi ki... @ 01 Nisan 2008 Salı 00:08

Öhm Kate kim? Claire kim? Rukia'mı unutur muyum ben yahu? Başucumda duruyor hep... (: Bir tanedir benim Rukia'm... ^_^

OttO dedi ki... @ 07 Nisan 2008 Pazartesi 09:30

Tembellik, üşengeçlik... Süper ya, hayatın anlamı bunlar be :)

Monthius dedi ki... @ 07 Nisan 2008 Pazartesi 10:35

Orası öyle. :P Ama kötü yan etkileri olabiliyor. Mesela Mezuniyet Projesi dosyamı Perşembe teslim etmem lazım... ^_^ Üşengeç olduğum faktörüyle bunu birleştirin bakalım ne çıkacak karşınıza. :P