Look! A three headed monkey!


Bu aralar korsan damarımın kabarmasına, önüme gelene "ahoy mate!" diye selam vermeme neden olan oyun budur işte! Monkey Island...

1 ve 2'yi ilk oynadığımda daha doğru düzgün İngilizce bilmediğim halde çok eğlenmiştim. 3'ü oynarken az çok birşeyler biliyordum yine, ama tam olarak anlamaktan uzaktım yinede.

Yıllar sonra oynayacak oyun bulamadığım bir anda "Aa, Monkey Island oynayayım ya, 4. oyunu oynayamamıştım hem, sıradan bitiririm hepsini" dememle başladı bu hikaye de.

Önce birinci oyun, The Secret of the Monkey Island'a başladım. Aman Allah'ım, daha önce doğru düzgün anlayamadığım o müthiş espriler, gülmekten öldüren diyaloglar... Birkaç saatte bitti oyun ama tadı damağımda kaldı. Yıllar önce anlamadan oynadığıma, tekrar oynamak için aradan bu kadar uzun zaman geçmesi gerekmiş olduğuna üzülmedim desem, çok fena yalan söylemiş olurum.

1 bitince doğrudan 2'ye geçtim. LeChuck's Revenge... Yine müthiş espriler, yine aynı aşmış atmosfer... Ahh, neden artık böyle oyunlar yapılmıyor ki? Insult Swordfight yoktu bu sefer oyunda, ama oyunun ana ruhu aynen yerindeydi. Yaklaşık 1 gün dayanabildi o da ancak...

Ve sonunda, serideki favorim, 3. oyun yani The Curse of Monkey Island... O muhteşem çizgi film tarzı çizimleriyle, inanılmaz seslendirmeleri ve müzikleriyle (gerçi 1 ve 2'nin midi müzikleri bile tam anlamıyla müthişti ama 3. oyun bu konuda daha da iyiydi) Daha oyunun giriş sahnesinden itibaren insanı içine alan, gülmekten öldüren bir oyun The Curse of Monkey Island. (HM: Giriş sahnesini dinlemek için, bkz. Hollow Monthius'un Müzik Kutusu) LeChuck'ın Elaine takıntısı bu oyunda da tam gaz devam ediyordu tabi. Elaine ise kızların bilinen bütün klasik bahanelerini art arda sıralayarak LeChuck'ı reddetmeye ve biricik aşkı Guybrush'a kavuşmaya çalışıyordu.

(HM: Yazmazsam çatlarım;
Elaine: How many times do I have to tell you LeChuck - I just don't feel that way about you.
LeChuck: By my congealed blood, you'll learn to love me! Sail with me, and I'll make you Queeeen of the Dead!
Elaine: ... Uh, I can't, I'm washing my hair tonight.
LeChuck: Blast be your hair woman! Can't you see that this soggy old seacorpse, piiiines for your every gentle caress?
Elaine: You know, I don't think my father would approve of dating the undead. You're probably too nice a zombie pirate for me anyway. Lets just be friends instead.
LeChuck: D'aaaarrr!
Elaine: Grr - lets face it LeChuck, you're an evil, foul smelling villain and that's just not what I'm looking for in a romantic relationship right now!
LeChuck: Darn yer riddles ya saucy female - whaddya MEAN? )

Hala doyamadım, bir ara baştan bir kere daha girişeceğim sanırım The Curse of Monkey Island'a. Ha, tabi Murray'ı unutuyordum az daha. Ailecek hastasıyız kendisinin. "Evil" eylemlerini merakla bekliyoruz...

(HM: Guybrush: If I gave you your arm back, what would you do with it?
Murray: I'd terrorize the South Seas! I'd torture the living! I'd demolish the... er... What I meant to say was, I'd use it to pet kittens.
Guybrush: Nope. You blew it.
Murray: Drat. )

Ve serinin son oyunu, Escape from Monkey Island. Daha önceden oynamadığım tek Monkey Island oyunu... İlk başta 3D Guybrush'a yaramamış diye düşünsem de, (hele ki Curse of Monkey Island'ın her açıdan ne kadar muhteşem olduğunu gördükten sonra) bir süre sonra o tanıdık Monkey Island havasını soluduktan sonra alıştım aslında. Hala bitirememiş olsam da (Grrrr!! Monkey Kombat!!) ve aslında serinin diğer oyunlarından biraz geride kalsa da yine de seriye layık bir oyun o da. Bir de bitirebilirsem çok memnun olacağım, Monkey Kombat'a tablo çıkarmaya üşenmesem bitireceğim aslında ama...

Öhm, her neyse... Korsan damarımın kabarmasının yegane nedeni bu anlattığım 4 oyundur işte... Hatta o kadar ki, WoW'u bırakıp Pirates of the Burning Sea'ye geçebilecek kadar kabarmış durumda bu damar... Hepsi Guybrush'ın yüzünden!!! Ve evet... Bu yazıyı herşeyi başlatan o cümleyi söylemeden bitirirsem olmaz...

"I wanna be a pirate!"
Posted on 3/24/2008 02:17:00 PM by Monthius and filed under | 7 Comments »

7 yorum:

neoxolmis dedi ki... @ 24 Mart 2008 Pazartesi 21:04

Yarısını okudum. (Yalan söyleme) Eaa, bi kaç cümleyi okudum. Paragraflar arasında boşluk bırak biraz, öyle çok uzun yazı görünce korkuyorum ben okuyamıyorum o_O

Monthius dedi ki... @ 24 Mart 2008 Pazartesi 22:06

Aaa, aşkolsun Neox, yarısını mı okuyorsun sadece? :( Ühüh... :(

Eöö, arada boşluk veriyorum aslında ama çıkmıyor... HTML koduyla falan versem boşluğu çıkar mı acaba? Deneyeyim bir dahaki yazıda...

Onaga dedi ki... @ 25 Mart 2008 Salı 01:36

Ben bu yazıyı canlı dinledim sanki :P

Monthius dedi ki... @ 25 Mart 2008 Salı 01:38

Eheh, mümkündür... Acımadan saatlerce Monkey Island anlatabilirim... =)

YuquaiLon dedi ki... @ 25 Mart 2008 Salı 21:06

Eee, benden tavsiye monthi'nin blogu, ana sayfa müziğini değişene kadar, birşeyle uğraşırken açık bırakmayın. Artık orda burda Elaine'nin bahanelerini söylemeye başlayacam, hayır birşey değil arkadaşlar yanlış anlayacak :S

Zer0 dedi ki... @ 31 Mart 2008 Pazartesi 14:23

Every enemy I met, I've anhailated !

Monthius dedi ki... @ 31 Mart 2008 Pazartesi 14:25

With your breath, I am sure they all suffocated!