Where do I belong to?
Birkaç saat sonra yola çıkacağım. Asıl planım bu akşam yola çıkmaktı, yolculuklarımı gece yapmayı tercih ediyorum genelde. Gündüz yolculukları hem vaktimi başka birşeye harcayabilecekken yolda geçirmeyi sevmediğimden, hem de başımı ağrıtması yüzünden pek tercih etmediğim birşey. Peki neden her zamanki gibi gece yolculuğu yerine yarın sabah yola çıkmayı tercih ettim? Bilmiyorum...
Daha önce birçok kere İstanbul'dan ayrılmak zor gelmişti. Sayısız kez... Otobüse her binişimde bir parçamı geride bırakıyormuşum gibi gelen o karşı koyulması zor his... Ama ardımda bıraktığım birşey yok. Yaptığım tek şey otobüse atlayıp ailemin yanına gitmek. Peki neden bu kadar zor geliyor bunu yapmak şu anda? Bilmiyorum...
Bunun tam tersini de yaşıyorum aslında uzun süredir. İzmir'den İstanbul'a dönerken, bu sefer bir parçamı orada bırakıyormuş gibi hissediyorum. Dönmeye isteksiz oluyorum. Bazen sırf bu isteksizlik yüzünden normalde dönmeyi planladığımdan birkaç gün sonra döndüğüm bile oluyor. Arkadaşlarım, evim burada, neden dönmek bu kadar zor geliyor ki? Bilmiyorum...
Ev... Kendime bunu birçok kere sordum: "Benim evim neresi?" İzmir mi? Yoksa İstanbul mu? Drizzt "Ev, kalbinin kendini ait hissettiği, başkalarının seni kabullendiği yerdir" demişti. Belki de iki yere de kendimi tam olarak ait hissedemediğim için zorlanıyorum bu kadar. Belki de...
Ait olduğum yeri, kalbimin ait hissedeceği yeri bulana kadar arayışıma devam etmeliyim. Ait olduğum yeri bulduğumdaysa ne yapacağımı biliyorum. Yüzümde koca bir gülümsemeyle benim için sandığımdan daha anlamlı o iki kelimeyi söyleyeceğim: "Welcome home..."
10 yorum:
Lan ne demek şimdi başkalarının seni kabullendiği yer ;_ ;
biz kabullenmedik mi seni ; _;
seni ülserinle,jerk oluşunla,externalinle kabullendik
daha ne yapalım ;_ ;
Ben Guen'im, hep yanındayım senin ;_;
Daha ciddi bi yorum yapıcam ama sakın daha fazla Fragile Dreams dinleme
Bir daha geri dönemeyeceğini bilmektir aslında ayrılık esnasındaki o hissi yaşatan. Bir dönüş yolu olsa bile döndüğünde bıraktığın gibi bulamayacağına, ya da hayatın bir bölümünü kaçıracağına dair duyduğun korkudur engellenemeyen. Engellenemez, ama daha güçlü bir duygu tarafından yenilebilir. Bunun için de çoğu zaman baktığın yönü değiştirmek yeterlidir.
Teheh! Bundan kolay ne var kuzum?
İki tarafı da alır ortada bir yerde birleştiririz ve çok garip bir kasaba daha yaratırız sana olur biter! ( ~o.o)~
Yazının sonunda [おかえり] (Okaeri) diyeceksin sandım bir an valla (o3o)
Yıpratmayın kendinizi bu kadar yahu, bakın ciddi bir şeyler yazmamak için çok zor tutuyorum kendimi ama da-yan-ma-lı-yııım...
Monhi yahu - hepimiz birden çok yere ait hissedebiliriz; cevabını bulmak için daha önünde çok zaman var. Bu cevap zamanla değişebilir bile.
Bak en olmadı çık bir yolculuğa, belki ikisi de değildir??
(Şaka yapıyorum, bir şeyler fırlatma >^<) Ama o kadar dancer's hip olmuşken Nisan sezonunu kaçırmak istediğine emin misin hmm? ~_~
Toparlanın bakayım! Üzgün görmeyeyim kimseyi, bulunur bir çaresi~ ( ゜∀゜)彡
Düşünüyorum da, benim de evim diyebileceğim bi yer yok sanırım. Ailemin yanı evet ama hiç bir yerde huzur bulamıyorum. Bulsam bile geçici oluyor. Belki de bende bir sorun var çünkü belli bi süreden sonra herşey batmaya başlıyor bana. Sonunda tamamen yalnız hissediyorum kendimi.
Ama nolursa olsun, ismim söylenince gittiğim tek bi yer var. Ne kadar üzgün, yorgun, bıkkın olursam olayım yine de ismimi söyleyince o ses, gidiyorum yanına. (gerçi söylemese de gidiyorum <_< )
Her neyse, evimizi bulamasak da henüz, yanında miyavlayıp duran bi Guen var hep. (gerçi miyavlamam değil, röarghh gibisinden bi ses çıkarmam gerek sanırım ama, konsepti yanlış anlamışım napalım artık)
Atılgan vardı He-Man'de, o da miyavlardı hep, He-Man kılıcını doğrultunca kaplan kesilirdi(literally), röarh yapardı hep, o geldi aklıma...
Aaa ben... O zaman sen He-Man misin şimdi?
[brutalvokal]Gözlerini kapa ve gerçeği kabullen; buraya ait değiliz Can. Eve dönmeye hazırsan beni izle, gün ışığı solmadan...[/brutalvokal]
bence sen İzmir hakkındaki başlıktan etkilendin. Ben de etkilendim valla...
(yüzeysel yorumculuğun son noktası: Maralais!)
Tarihe baksaydın bari yorum yapmadan önce. -_-"
Yorum Gönder